Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Genel

Tarihe ve Doğaya Yolculuk: Destanlar Şehri Çanakkale

Çanakkale, doğal güzellikleri kadar tarihi açıdan da büyük önem taşıyan bir şehrimiz. Şehir, insanı kimi zaman ağlatıyor, kimi zaman hüzünlendiriyor, kimi zaman da doğasına hayran bırakıyor. Görülmesi gereken o kadar yer var ki… Biz bunların bazılarını gezebildik. Ayrıca bu gezimiz, çocukların Türk tarihinin en önemli savaşını yerinde öğrenmesine büyük katkıda bulundu.

Destanlar şehri Çanakkale’de gezdiğimiz yerlere geçmeden önce konakladığımız Kum otele göz atalım istiyorum. Sakin, huzurlu ve çocukların çok rahat edebileceği bir yer.

Yukarıda da bahsettiğim gibi bir kısmını görebildik. Gezdiğimiz bu yerler Eceabat ilçesinin sınırları içerisinde bulunuyor. Eceabat, savaşlara tanıklık etmiş olması sebebiyle ayrı bir öneme sahip.

57. Alay Şehitliği Ve Saygı Anıtı

Savaş Sırasında Anzak çıkarmasını durdurmak İçin harekete geçen, 628 kişilik şehit olan Osmanlı alayıdır.

Anzak Koyu

Çanakkale’nin turistler tarafından en çok ziyaret edilen noktalarından biri Anzak Koyu. Tertemiz denizinin yanı sıra tarihteki önemli olaylara tanıklık etmesinden dolayı da önemli bir yere sahip. Anzak Koyu, Çanakkale Savaşı’nda Anzakların burada çıkarma yapmalarından ismini alıyor.

Conkbayırı ve Anafartalar Ovasını Kuşbakışı Gözetleme

Savaşın en kanlı çatışmalarının yaşandığı savaş alanıdır. Burası ayrıca büyük bir öneme de sahip. Öyle ki muharebe şiddetini sürdürürken, Türk milletinin gönlüne taht kurmuş büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümün eşiğinden döndüğü yerdir. Yaşanan olayı 64. Alay Komutanı olan Yarbay Servet şu şekilde anlatmış: “Süngü hücumu sırasında Conkbayırı tepesinde Mustafa Kemal’in yanındaydım. Düşmanın şiddetli topçu ateşi başladıktan sonra elini birden göğsüne götürdüğünü gördüm. Heyecanımı sezen o metin asker, parmağını ağzına götürerek ve başını kaşlarını yukarıya kaldırarak bana sessiz olmamı işaret etti.”  Mustafa Kemal’in göğsüne isabet eden şarapnel, O’nun göğsünde bulunan saatine çarpmış. Saat parçalanmış ve göğsünde küçük bir morluk oluşmuş. İşte bu saat Mustafa Kemal’i Türk milletine bahşetmiştir.

Çanakkale Şehitler Abidesi

Bu Abide Çanakkale Savaşlarında hayatını kaybetmiş olan 253 Bin Türk askeri anısına yapılmış. 41 metre yüksekliğinde, 4 ayak üzerine oturtulmuş bir kitabeden meydana geliyor. Kitabenin 4 ayağı, dünyanın dört bir tarafından gelen düşman askerini simgeliyormuş.

Seyit Onbaşı Anıtı

Seyit Onbaşı savaşın en kritik noktasında vinci bozulan topun, 215 kilogramlık mermisini sırtlayarak topun ağzına sürmüş ve Oceans zırhlısını batırmıştır. 215 kiloluk savaşın seyrini değiştirmiş tarihi bir kişiliktir.

Daha sonra Kumandanı merminin bir defa daha kendi huzurunda kaldırmasını ister. Bunun üzerine Seyit Onbaşı, Cevat Paşa’ya şu cevabı verir; “Ben bu mermileri kaldırırken kalbim, Allah’ın feyziyle doldu. demiştir. Ancak bu kuvvetin sırrı olarak o anda bana gelen Allah’ın ihsan buyurduğu bir vergiydi dedi. Bu ağırlığı kaldıracak kadar bir rütbeye varmışsam bu duayla Allah’ın rızası ile olmuştur diye konuşmuştur. Ancak şimdi bunu kaldırmam mümkün değildir kumandanım”.

Bigalı Atatürk Evi

Atatürk’ün Çanakkale Savaşları’nda karargah olarak kullandığı evin (Atatürk Evi Müzesi) bulunduğu köy. Bigalı Köyü, küçük bir köy ama tarihte büyük bir yeri var.

Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi

Çanakkale savaşlarının canlandırmalarının yapıldığı 11 salondan oluşan tanıtım merkezi Çanakkale’de yapılan destanın öneminin gençlere ve çocuklara anlatılması için hizmete açılmış. Canlandırma odaları görsel ve ses efektleri ile desteklenmiş ve savaşı iliklerimize kadar yaşamamızı sağlıyor.

Kocadere Hastane Şehitliği

Şehitlikte, buraya yaralı olarak getirilip şehit olan 2000 askerimiz yatıyor.

Namazgah Tabyası

18 Mart günü içersinde isabet alan tabya, düşman filosuna olan atışlarını kesmeyerek geçit vermeyen tabyalar arsında yerini almış.

Seddülbahir Cephesi

Çanakkale Savaşı’ndaki cephelerden birisidir. Bu muharebeler sonunda Seddülbahir Cephesi’nde Türk kuvvetlerini atarak ilerlemenin olanaksız olduğu ortaya çıkmıştır.

Kocaman bir aile olarak gittiğimiz bu geziden herkes mutlu ayrıldı. Dostlarla böyle gezilerde bir arada olmak bir başka güzel oluyor.

Bu yazımı Ulu Önderimiz Atatürk’ün Conkbayırında söylemiş olduğu bir sözü ile bitirmek istiyorum.

“BEN SİZE TAARRUZU DEĞİL, ÖLMEYİ EMREDİYORUM.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Seo wordpress plugin by www.seowizard.org.