Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Genel

İstanbul’un Bilinmeyen Rotasına Yolculuk: Yeraltı Arkeolojisi

“Hayal Tadında Geziler” sloganıyla yola çıkan Antonina Turizm 20. yılı olması sebebiyle birçok etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Bu hafta sonu “Gezgin Blogger’lar Buluşması” kapsamında “İstanbul’un Yeraltı Arkeolojisi” gezisi ile İstanbul’un bilinmeyen yüzünü hayranlıkla izleme fırsatı buldum. Yeraltı tünelleri, sarnıçlar, hipodrom odaları… İstanbul’un diğer yüzü yeraltı arkeolojisini gezerken Roma, Bizans ve Yunan dönemine doğru yolcuğa çıktık demek yerinde olur.

Geziye henüz başlamamıştık ama Antonina Turizm Kurucusu Atilla Bey’in, İstanbul’un bulunması zor fotoğraflarıyla hazırladığı etkileyici sunum ile geçmişe yolculuğa çıkmıştık bile.

Tarihi yarımadada yürüdüğümüz sokakların ya da herhangi bir kafenin altında geçmişin izlerinin olduğunu bilmek insanı epey heyecanlandırıyor. Yeraltında bulunan bu dehlizlerin ve tünellerin uzunluklarının ne kadar olduğunu bilmemekle birlikte, belki de bir yerlerde birbirine bağlanıyordur.

İlk durağımız olan Rezan Has Müzesi’nin, yeraltındaki sarnıçları, Bizans döneminde, İstanbul’un su ihtiyacını karşılamakta önemli rol oynamış. Sarnıç, işlevini kaybettikten sonra Cibali Sigara Tütün Fabrikası’nın tütün deposu olarak kullanılmış.

 

Bu keyifli yolculukta, Tourmag Turizm Magazin Dergisi’nden Canan-Kadir Toprakkaya, Yaprak Gürdal, Oğulcan Tatar ve Kemal Kaya da yer aldı.

 

Kimi zaman bir nargilecinin kafesinden içeri girip bir kapıdan geçiyoruz ve dehlizlerin olduğu bir odayı görüyoruz.

Kimi zaman da bir turizm acentesinin içine giriyoruz. Çalışanlara kolay gelsin dedikten sonra arka tarafta bir kapıdan geçip merdivenlerden inerek kendimizi geçmişte buluyoruz.

Medusa kafenin içindeki sarnıcın bulunduğu bu yer, yakında kafe olarak kullanılacakmış.

Yine Bizans İmparatorluğu döneminde olan Magnura Sarayı’nın bir bölümü olduğu düşünülen bir yeri gezdik.

Hipodromun yanındaki odalardan biri olduğu söylenen Nakkaş Sarnıcı…

Gördüğümüz bazı yerler hakikaten içler acısı durumda. Dükkan sahiplerinin oraya gereken önemi vermediği apaçık görülebiliyor. Tarihe tanıklık eden bu eski sarnıçların halini görünce insan üzülmeden edemiyor.

Hepsi böyle olamaz diye düşünürken haklı çıkmak bizi çok mutlu etti. Antik Hotel gerçekten bu konuda örnek oluşturacak bir çalışma sergilemiş. Antik Hotel’in inşaatı sırasında bulunan Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait 1500 yıllık sarnıç, restore edilerek sanat galerisi, etkinlik salonu ve restorana dönüştürülmüş. Otel binası ise orijinal yapısı korunan bu sarnıcın üzerine yapılandırılmış.

Bu büyüleyici sarnıç Cisterna Restoranı, şu sıralar Sanatçı Adalet Binnur’un Döngü adlı sergisine ev sahipliği yapıyor.

İstanbul’un yeraltı dünyasını keşfe çıktığımız bu yolculukta Antonina Turizm’in Kurucusu aynı zamanda Sanat Tarihçisi Sayın Atilla Tuna’nın rehberliğine, Kültür ve Sanat Danışmanı Emine Mine Bora’ya ve İstanbul Kültür Turları Departman Sorumlusu Tuncer Gül’e ve diğer tüm emeği geçen arkadaşlara yürekten teşekkür ederim.

Yeni yerler keşfetmek ve değişik tatlarda buluşmak dileğiyle…

2 Yorum

  • Abdullah Demir / Antik Hotel İstanbul

    Yapının işletmecisi olarak ilgi ve duyarlılığınızdan çok etkilendik. Her zaman geliniz, biz çok mutlu oluyoruz…

    • Gamze COŞAR

      Böyle bir yapının korunması için göstermiş olduğunuz çaba ve emekler için bizler teşekkür ederiz. Büyük bir heyecan ve hayranlık içinde gezdiğim yerlerden birisi oldu. İlk fırsatta tekrar geleceğim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Seo wordpress plugin by www.seowizard.org.