Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Genel

Tarih Kokan Bosna-Hersek

Sevgili dostumuz İbrahim Ağseren “Kardan tatil yapmışlar.” dedi (Ancak bu kadar güzel ifade edilebilir) ve bu büyülü yolculuğa doğru beraber yol aldık. İnsanın yanında candan dostları olunca gidilen yerlerden bir başka keyif alıyor. Ayrıca bu yolculuğumuzda Bosna’da yaşayan arkadaşımız Stambol Group’den Orkan Can Selçuk da bize eşlik etti. Tarih kokan bu yerleri gezerken, Sevgili Can’dan dinlediğimiz hikayelerde kimi zaman hüzünlendik kimi zaman hayran kaldık. Bu vesileyle gezi detaylarımıza geçmeden sevgili Can’a tüm yardımlarından dolayı çok teşekkür ederiz.

Hayatımıza dokunan yerlerden biri oldu Bosna-Hersek… Şehri dolaşırken binalara bakıldığında savaşın izleri, duvarlarda açılan deliklerden hissedilebiliyor. Yaşanan acıları düşündükçe boğazınız düğüm düğüm oluyor. Burada bomba düşen yerler unutulmaması için çiçek deseni şeklinde kırmızıya boyanmış. Bosna-Hersek, üç etnik gruba ev sahipliği yapıyor: Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar.

Saraybosna

Saraybosna’nın temelleri Türk egemenliğinin sürdüğü dönemde atılmış ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’daki en önemli şehirlerinden biri haline gelmiş. İkinci mimari gelişim Avusturya-Macaristan işgali sonrasında olmuş. Şehrin büyük bölümü Trebević  Dağı’nın eteğinde yerleşmiş ve Miljacka Nehri tarafından ortadan ikiye bölünmüş. Şunu da eklemeden geçemeyeceğim. Burada Camiler ve kiliseler iç içe geçmiş. Saraybosna sokaklarında tarihi binaların arasında dolaşırken, kültürel bir ziyafet şöleni yaşıyor insan.

Bu çeşmenin bir hikayesi varmış. Eğer sol tarafından su içerseniz buraya tekrar geleceğiniz, sağ tarafından içerseniz bir Boşnak kızı ile evleneceğiniz söyleniyormuş.

Umut Tüneli

Saraybosna’nın, Sırp kuvvetler tarafından kuşatılması sonucu, kente yiyecek, ilaç, silah sokmak için dönemin Bosna Hersek Devlet Başkanı Aliya İzzetbegoviç ve arkadaşlarının bulduğu çözümlerden biri.  Savaş döneminde önemli bir rol oynamış Umut Tüneli müzeye dönüştürülmüş. Gelen misafirler için, savaş döneminde yaşananlar videolarla ve çeşitli görsellerle sergileniyor.

Latin Köprüsü

Bir Osmanlı köprüsü olan Latin Köprüsü, ünlü bir köprüdür. I. Dünya Savaşı’nı başlatan Sırp Gavrilo Princip’in Avusturya Macaristan Krallığı veliahtı Franz Ferdinand ve eşini öldürdüğü köprü.

At Meydanı Parkı

Latin Köprüsü’nün karşısında yer alıyor. Eskiden at ticareti ve at yarışlarının yapılmış olmasından dolayı bu isim verilmiş.

Şehrin simgelerinden olan diğer yerlere gelince;

Baş Çarşı

Çarşı içerisinde hediyelik eşya ve antika ürünlerin satışını yapan birçok dükkan bulunuyor.

Gazi Hüsrev Bey Camii

Bosna Sancak Bey’i Gazi Hüsrev Bey tarafından Mimar Sinan’a inşa ettirilmiş.

İsa’nın Yüce Kalbi Katedrali

Doğası bu kadar güzel olan bir yerin yemekleri de bir harika. Saraybosna deyince boşnak böreği ve köftesi insanın aklına geliyor. Mutlaka başka yerlerde de lezzeti olabilir ama bence yediğimiz en lezzeti börek Sac Buregdzinica’da. Köfte ise Cevabdzinica restoranda.

Sac Buregdzinica Börekcisi

Cevabdzinica Restoran

Ayrıca Mostar’a giderken mola verdiğimiz Restoran Kovacevic Jablanica ise hem manzarası hem de sunulan yemekleriyle gidilesi bir yer.

Restoran Kovacevic Jablanica

Jablanica

Jablanica kasabası Neretva Nehri ve Jablanica gölü üzerinde yer alıyor. 1943 yılında, Neretva Savaşı sırasında, Tito’nun bir grup partizanla Hitlere ait treni geçişi sırasında patlattığı yerdir. Trenin lokomotifi ve köprü parçaları hala nehir geçitinde görülebiliyor.

Mostar Köprüsü

Mostar Köprüsü, Bosna-Hersek’in Mostar şehrinden geçen, Neretva Nehri üzerinde Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1566 yılında inşa edilmiş.

Baktıkça bakasım geliyor deyimini kullanabileceğimiz en iyi yer. İzlemeye doyamıyor insan. Sevgili Can sayesinde Mostar köprüsünün seyrine dalabileceğimiz en güzel yeri gördük. Koski Mehmet Paşa Camii avlusu…

Bosna-Hersek’te başlayan iç savaş sırasında Mostar Köprüsü yapılan saldırı sonrasında tamamen yıkılmış. Köprünün eski haline uygun olarak yeniden onarılması UNESCO ve Dünya Bankası’nın desteğiyle bir Türk şirketi tarafından yapılmış.

Jahorina

Sıra geldi ayaklarımın yerden kesildiği yere… Jahorina Dağı!

1984 yılında Saraybosna ve Jahorina dağı 14. Kış Olimpiyatlarına ev sahipliği yapmış ve hala Balkanların en büyük kayak ve kış turizm merkezi. Bosna-Hersek’te kayak yapmak hem eğlenceli hem ucuz.

Konakladığımız Termag Hotel Jahorina Dağı’nın kayak pistleri üzerinde yer alıyor. Jahorina Dağı, deniz seviyesinden 1550 metre yükseklikte yer alıyor. Piste yakın olması sebebiyle tercih edilebilecek keyifli bir otel.

Birçok imkanı bulunan Termag Hotel’de, kayaktan sonra şöminenin karşısında yorgunluk atabilir ya da Koliba restoran bölümünde sıcak çikolatanızı yudumlayabilirsiniz. Ya da Termag Otelin kendi hazırladığı doğal Jahorina çayını içebilirsiniz. Bu çayı; kendileri dağdan topladıkları bir çiçeği, nane ve kekik ile karıştırıp kurutarak yapıyorlar. Benim favori çayım oldu. Satışı yapıldığına çok sevindim ve gelirken yanımda iki kutu getirdim. Böylelikle bir süre daha dağın etkisinden kurtulamayacağım.

Ayrıca Termag Otel’in sunduğu imkanların içinde çocukların doyasıya oynayabileceği epey büyük bir oyun salonuna sahip olması hem çocukları hem de aileleri mutlu ediyor.

Berke ve Kuzey Milan öğretmen ile kayak dersinde. Sonucu muhteşem oldu. Artık harika kayıyorlar.

Yeni yaşımla yeni başlangıçlar olsun dedim ve ben de bu eğlenceli sporu öğrenmeye karar verdim. Ben ve Pelin kayak pistinde.

Bu arada bu eşsiz ve muazzam dağı tepeden görmek çok etkileyici. Kabul ediyorum telesiyej ile giderken çok korktum. İlk defa binmiyordum fakat yıllar olmuş binmeyeli..

Yeni yerler keşfetmek ve değişik tatlarda buluşmak dileğiyle…

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Seo wordpress plugin by www.seowizard.org.