Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Genel

Masal Şehir Prag

Yine bir doğum günüm geldi çattı. Bu vesileyle Ocak ayında epeydir görmeyi arzuladığımız masal şehir Prag’a (Çek Cumhuriyeti’nin Başkenti) gitme fırsatı bulduk.

Havaalanına giderken Travel Industry acentasının konforlu hizmetinden vazgeçemedik.

Prag’daki transferimiz de internetten bulduğumuz Prague Airport Transfer ile sağladık. Bu da bizim için hem hesaplı hem konforlu oldu:)

Prag’da da diğer Avrupa şehirleri gibi ortasından nehir geçen bir konsepti var. Şehir Vltava Nehri’nin iki yakasına kurulmuş ve köprüler ile Vltava’nın iki tarafı birbirine bağlanmış.

Eğer yürümekten keyif alıyorsanız yürüyerek dolaşabileceğiniz bir şehir. Ara sokaklarına dalarak yeni yerler keşfetmek için iyi bir fırsat. Kaybolurum diye düşünmeyin çantanıza koyacağınız şehir haritası size yol gösterecektir.

Berke’nin dinlenme halleri:) Dükkanda çalışan kadında bu halini sevmiş olmalı ki laf atıyor:)

Kaldığımız otel konum olarak harika bir yerde olduğu için bahsetmeden geçemeyeceğim. Prag’ın merkezinde tarihi bir binada bulunan Hotel Salvator, Eski Şehir Meydanı’na 5 dakika yürüyüş ve Namesti Republiky metro istasyonundan 100 metre uzaklıkta yer alıyor. Salvator Hotel’in La Boca restoranında bir bahçe terası bulunuyor. Burada akşam yemeklerini de tercih edebilirsiniz. Otelin hemen arkasında ise Palladium alışveriş merkezi yer alıyor. Prag Merkez Tren İstasyonu ise sadece 800 metre uzaktadır. Praha 1, Tarih, mimari ve yemek ile ilgilenenler için harika bir seçenek.

Eski Şehir Meydanı ve Astronomik Saat (Old Town Square and Astronomical Clock): Meydana doğru yürürken dar sokaktan geçip karşınıza kocaman bir meydan ve bir o kadar etkileyici yapılar çıkıyor. Karşınızda Astronomik Saat, sağınızda Tyn Kilisesi (Church of Our Lady) tarihi yapılarından gözlerinizi alamıyorsunuz.

 

Biraz ileride de St. Nicholas Kilisesi’ni görebilirsiniz.

St. Nicholas Kilisesi’ni sağınıza alıp devam ettiğinizde Franz Kafka’nın doğduğu ev şu anda Kafka Cafe olarak karşınıza çıkıyor. Daha önce kitabını okumamış olsanız da şehri dolaşırken Kafka’nın varlığını hissedebiliyorsunuz. Hediyelik eşya satan dükkanlarda fotoğrafının bulunduğu kupalar, tişörtler görebilirsiniz. Yazar hayatının tamamını burada yaşamış ve genellikle Eski Şehir Meydanı’na yakın oturmuş.

Bu gezimiz doğum günüme denk gelmesi sebebiyle akşam yemeğimiz için çok sevdiğimiz bu meydanda Al Minuto Restaurantı tercih ettik. Hem çalışanları hem de yemekleri bir harikaydı. Ev yapımı şaraplarını hiç anlatmıyorum 🙂

Charles Köprüsü (Charles Bridge): Sadece yaya trafiğine açık olan köprünün her iki tarafında çeşitli heykeller, başında ve sonunda ise kuleler bulunuyor.

Köprünün üzerinde yerel ressamlara resim yaptırabilir ya da hatıra şehir resimleri alabilirsiniz.

Prag Kalesi (Prague Castle): Kaleye gitmek için Charles Köprüsü’nü geçip devamında Küçük Mahalle (Mala Strana)’den geçiyorsunuz. Burada evlerin üzerinde çeşitli semboller var. Bu semboller eskiden adres tarif etmek icin evin sahibinin mesleğine göre seçiliyormuş.

Detaylı gezmek isterseniz epey vakit ayrımanız gerekiyor. St.Vitus Katedrali kalenin içinde bulunuyor. Dünya’nın en büyük kalelerinden birisi olan Prag Kalesi, Guinness Rekorlar Kitabı’na göre dünyanın en büyük antik kalesidir.

Dans Eden Ev (Dancing House): Dans Eden Ev, “Fred ve Ginger” adıyla da bilinmektedir. İki tane dans eden insan figürü şeklinde olan binanın adı ünlü dans çifti “Fred ve Ginger” adı verilmek istense de şehrin havasına uyumlu olmayacağı düşünülerek vazgeçilmiş. Prag’da gezerken modern binalar görmek mükün değil. Masallar ülkesinde yaşıyormuş gibi oluyorsunuz. Ne var ki Dans Eden Evi görünce şaşkınlığınızı gizleyemiyorsunuz. Sıradışı görünümü olan bu binanın en üst katında bulunan cafede Prag manzarası ile başbaşa kalıp biraz mola verebilirsiniz.

Louvre Cafe: Prag’a gitmeden önce biraz araştırınca ilgimi çeken Franz Kafka ve Einstein’ı ağırlamış olan cafe oldu. Eski yapılı bir merdivenle çıkılan bu mekan 1902’den beri geleneksel hizmet veriyormuş. Cafe Louvre’da kahvenizi yudumlarken bu ünlü kişilerle aynı ortamda olmak heyecan verici.

 Müzeler

Prag’da neredeyse herşeyin müzesi var.

Balmumu Heykel Müzesi: Eski Şehir Meydanı’nda yer alan Bal Mumu Müzesi’ni Berke çok görmek istedi. Baba oğul müze gezisi yaptılar.

İşkence Müzesi: Adından da anlaşılacağı üzere girmek istemedik.

Brüksel Çikolata Müzesi: Bir sürü çikolatayı birarada görünce yemeden bile mutlu oluyor insan. Çok büyük değil ama düzenli bir müze. Girişte satışa sunulan birçok çikolata bulunuyor.

Lego Müzesi: Berke ve Kerem’in ilgi alanı lego olunca burayı atlamamak gerekiyordu. Legoları görünce heyecanları görülmeye değerdi. Gerçi o kadar lego arasından kendilerine lego seçmeleri biraz zamanlarını aldı fakat çıkarken çok mutlulardı.

Küçük Bir Not: Çek’lerin “Trdelnik” dedikleri tatlı mutlaka tadılmalı. Yapılışına gelince önce hamur açılıp ahşap bir silindire dolanıyor. Daha sonra ateşte bu silindir döndürülerek pişiriliyor. Sıcak olarak ikram edilen tridelnik, tatlı, tarçınlı, hafif tuzlu tadıyla yemeye doyamıyorsunuz.

Şifalı Suyun Kenti Karlovy Vary

Prag’a gitmişken Karlovy Vary’i de görmemek olmazdı. Eğer otobüs ile yolculuk seviyorsanız terminalden kalkan sarı otobüsler ile sabah gidip akşam dönebilirsiniz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün 1918 yılında böbrek ağrıları için buraya gelmiş olması burayı ayrı bir önemli kılıyor. Hatta kaldığı Hotel Karlsbad’i görmek bizim için özeldi.

Şehirde 12 tane sıcak su kaynağı bulunuyormuş. Bu suları içerken orada satılan yassı küçük ibrikleri kullanabilirsiniz. Ayrıca bu sular, deri hastalıkları dahil bir çok rahatsızlıklara iyi geliyormuş. İçildiğinde ise; tüm sindirim sisteminizi sıfırlıyormuş.

Kentin ortasından akan Temple Irmağı’nda her yıl kano yarışları yapılırmış. Her yılın Temmuz ayında ise uluslararası film festivali olurmuş. Hatta burası geçmişte birkaç filmde doğal plato olarak bile kullanılmış.

Küçük Bir Not: Bizdeki kağıt helvaya benzer bir yiyecekleri var. Vanilyalı, fındıklı ve çikolatalı olarak satılıyor. Bizimkinden farkı ince olması.

 

İşte sıra geldi hafızamızda iz bırakanlara…

BİZİM İÇİN PRAG’TA İLK 5

  1. Eski Şehir Meydanı ve Astronomik Saat
  2. Prag Kalesi
  3. Charles Köprüsü
  4. Karlovy Vary
  5. Dans Eden Ev

Son olarak meydanın güzelliğine tekrar bakıp ve burada keyifli bir yemek yedikten sonra bu masal şehrine hoşçakal diyoruz.

Sbohem Praha!

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Seo wordpress plugin by www.seowizard.org.